Leylâ Erbil’in “Aitsiz Kimlik”i Neslihan: Karanlığın Günü’nde Kendilik Bilinci

Makale Bilgileri
Başlık
Türkçe
Leylâ Erbil’in “Aitsiz Kimlik”i Neslihan: Karanlığın Günü’nde Kendilik Bilinci
Başlık
İngilizce
Leylâ Erbil's "identity without belonging" Neslihan: Self Consciousness in Karanlığın Günü
Yazar
Burcu Şahin
Yakup Çelik
Anahtar Kelimeler
Türkçe
Leylâ Erbil, Karanlığın Günü, kendilik, aitsiz kimlik
Anahtar Kelimeler
İngilizce
Leylâ Erbil, Karanlığın Günü, self consciousness, identity without belonging
Makale Dili
Türkçe
Yayınlandığı Sayı
Cilt: 4 / Sayı: 4
Dosya
İndir
DOI
https://doi.org/10.34083/akaded.823590
Tuhaf Bir Kadın (1971) adlı metniyle yazın parantezini açan Leylâ Erbil, Tuhaf Bir Erkek (2013) ile parantezi kapatmıştır. Bu parantezin içindeki Karanlığın Günü, Mektup Aşkları, Cüce, Üç Başlı Ejderha ve Kalan adlı romanları meseleleri ele alış biçimiyle edebiyat tarihinde ayrıksı bir yerde durmaktadır. Daha çok feminist yazın içinde değerlendirilen bu yedi metin, elbette insan oluş, “kendilik bilinci”, “kendiiçinvarlık”, “kendi olma” vb. farklı meseleler merkeze alınarak da incelenebilir. Tuhaflık parantezindeki yedi metinde tematik açıdan sarmal bir yapının olduğu görülmektedir. Metinlerin birbirinden doğduğu, birbiriyle konuştuğu, baştan sonra neredeyse tek bir romanın bölümleri olduğu ve bir merkezde toplandığı iddia edilebilir. Bu merkezde birey olmaya, kimlik oluşturmaya çalışan, bunun mücadelesini toplumla ve her türden kurumla çatışarak veren kişilerin nihayetinde hiçbir yere tam mânâsıyla ait olamamaları, Cüce metnindeki Zenîme Hanım’ın ifadesiyle birer “aitsiz kimlik” oluşları anlatılır. Bu çalışmada Karanlığın Günü romanının “aitsiz kimlik”i Neslihan’ın kendilik sorunsalında nasıl biçimlendiği belirlenecektir. Foucault’nun “kendini biçimlendirme teknolojileri” teriminden hareketle Neslihan’ın kendiliğinin yazıda ve yazarlıkta şekillendiği üzerinde durulacak, gündelik hayatın sıkıntılarıyla tam bir metne ulaşamamasının yarattığı narsisistik zedelenmenin de etkisiyle en nihayetinde kendini aitsiz oluşla tanımladığı görülecektir.
Leylâ Erbil started her literary journey with Tuhaf Bir Kadın (1971), and ended this adventure with Tuhaf Bir Erkek (2013). Among others, her other novels Karanlığın Günü, Mektup Aşkları, Cüce, Üç Başlı Ejderha and Kalan stand in a distinct place in the history of literature with their handling of issues. These seven texts, which are mostly evaluated in feminist literature, can also be analized with other phenomenons such as “being human, self consciousness, self-existence, and being oneself”. It can also be seen that there is a thematically spiral structure in these seven texts which can be taken into the same bracket of “oddness”. One may claim that the texts are born from each other, talk to each other, from beginning to end they are almost parts of a single novel and gathered in one center. In this center, people who are trying to be an individual, trying to create an identity, and struggling with society and all other institutions cannot be ultimately belong to any specific place as in the words of Zenîme Hanım of Cüce, they are just "an identity without any belonging". In this study, it will be determined how Neslihan's "identity without belonging" is shaped in Karanlığın Günü. Based on Foucault's term “Technologies of the self", it will be emphasized that Neslihan's self is shaped in writing and authorship, and it will be seen that she finally defines herself without belongingness with the effect of narcissistic damage caused by her inability to reach a full text because of the troubles of her daily life.
PDF
İndir