{
    "issueRecord": {
        "header": {
            "identifier": "oai:https:\/\/www.adeddergi.com\/:sayi\/68a8cab1d6148",
            "datestamp": "2018-04-30"
        },
        "metadata": {
            "title": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi, Cilt: 2 Sayı: 1",
            "creator": "",
            "subject": null,
            "description": null,
            "publisher": "Prof. Dr. Mehmet Özdemir",
            "date": "2018-04-30",
            "type": "Journal Issue",
            "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/sayi\/68a8cab1d6148",
            "language": "tr",
            "rights": "Creative Commons"
        }
    },
    "articles": [
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cabf9949c",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Eski Türk Yazıtlarında Sir Gerard Clauson’un Yaptığı Düzeltmeler Üzerine",
                "creator": " Erdem Uçar",
                "subject": null,
                "description": "Sir Gerard Clauson, Türk filolojisi sahasında en çok Eski ve Orta Türkçe dönemi ile ilgilenmiştir. Eski Türk yazıtları her zaman onun ilgi odağında olmuştur. Clauson, 1972’de “An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth Century Turkish” başlıklı sözlüğünü yayımlamıştır. O, Eski Türk yazıtlarını iyi okuyup doğru anlamaya gayret etmiş bir filologdur. Eski Türk yazıtlarında yapılan neşirlerde kendisinin yaptığı düzeltmeler bulunmaktadır. Makalede bu düzeltmeler listelenecektir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-04-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cabf9949c",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cac0a17f1",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "19. Yüzyılda Keçeci-zâde İzzet Mollâ’nın Muakkibi Olan Bir Şair: Hanyalı Şefîk Efendi ve Ona Tanıklık Eden Gazelleri",
                "creator": " Esra Kılıç",
                "subject": null,
                "description": "Nazirecilik geleneği Divan şiirinde önemli bir yere sahiptir. Bazı nazireler üstad şairlerin izinden gitmek amacıyla yazılmıştır. Bu tür nazirelerde iddiasız ve saygılı bir üslup göze çarpar. Bu makalede  Divan şiirinin son yüzyılında yaşamış bir şair olan Mehmet Şefik Efendi’nin divançesinden hareketle üstad kabul ettiği Keçeci-zâde ʿİzzet Molla’dan tanzir ettiği şiirler şekil ve muhteva yönünden incelenecektir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-04-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cac0a17f1",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cac1ac282",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Selim İleri’nin “Ölüm İlişkileri” İsimli Romanında Yer Alan Değer Çatışmalarının Belirlenmesi ve Eserin Eğitsel Yönden Değerlendirilmesi",
                "creator": " Mehmet Fidan",
                "subject": null,
                "description": "Selim İleri postmodern tarzda kaleme aldığı eserleri ile Türk edebiyatındaki yetkin yazarlardan biri olarak görülmektedir. Yazarın postmodern teknikle kaleme aldığı romanlardan oluşan Bodrum Dörtlemesi’nin ikinci eseri olan Ölüm İlişkileri’nde toplumda aile ilişkilerinin giderek bozulmasını anlatılır. Eserde özellikle Belkıs, Emre gibi karakterlerin davranışları yazarın bu duruma yönelik bakış açısını gösterir niteliktedir. Anadil eğitimi bireylerin zihinsel ve duyuşsal gelişimlerine doğrudan etkide bulunan bir yapıda bulunmaktadır. Anadiline hâkim olan bireylerin iletişim becerilerinin çok gelişmiş olduğu araştırmacılar tarafından belirtilmektedir. Bu sebepten dolayı bireylerde düzenli okuma alışkanlığının kazandırılması gerekmektedir. Bu alışkanlığın kazandırılmasında ise çocukluk kritik dönem olarak kabul edilmektedir. Ailelerin ve öğretmenlerin bu dönemi en iyi şekilde planlamaları, öğrenciler için verimli bir çalışma ortamı, kaynak ve materyalleri sağlamaları gerekmektedir. Araştırma sırasında nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi ve klasik yorumlama tekniğinden yararlanılmıştır. İçerik analizi gibi klasik yorumlamada da elde edilen veriler daha önceden oluşturulan ölçütlerden faydalanılarak değerlendirilir. Bu yöntemler ile aranan özelliklerin metinde hangi düzeyde ve ne amaçla kullanıldığı kolaylıkla belirlenebilmektedir.  Birey-toplum çatışmasının temel alındığı eserde yazar bireylerin toplumsal konumlarına dair göndermelerde bulunur. Ayrıca yazar eserde kadın-erkek çatışmasına, meslek-rol çatışmasına da yer verir. Eserde anlatım tekniklerinden iç monolog, bilinçaltı ve betimleme sıklıkla kullanılmıştır. Eser eğitsel nitelikler yönünden değerlendirildiğinde taşıdığı bazı niteliklerden dolayı zorunlu eğitim-öğretim sürecindeki faaliyetlerde kullanılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-04-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cac1ac282",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cac8dd4e5",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "XIX. Yüzyıla Ait Bir Şiir Mecmuası",
                "creator": " Nuray Calıskan",
                "subject": null,
                "description": "Klasik Türk Edebiyatı, tarihî ve edebî yönden son derece zengin ve önemli eserlere sahiptir. Bu eserlerden biri olan Mecmular, şairlere ait şiirlerin yer aldığı kaynaklardır. Öyle ki bu kaynaklarda çoğu şairin kendi divanlarında veya diğer eserlerinde yer almayan şiirlerine rastlamak mümkündür. Söz konusu eserlerin günümüze aktarılması ve tanıtılması; yeni yorumlara, bilgilere ve gün yüzüne çıkmamış nice güzel şiirlerin ortaya çıkmasına vesile olacaktır. Mecmualar, belli bir edebî zevki yansıttığı için şiirler hakkında yorumlara da imkân sağlayacaktır. Bu sebeple Mecmualar, Klasik Türk Edebiyatı araştırmacılarının başvuracağı ilk kaynaklar arasında yer almaktadır. Çalışmanın amacı, Millet Kütüphanesi, AE Manzum 558 numarada kayıtlı olan bir şiir mecmuasını tanıtmaktır. Çalışmanın konusu olan ve müstensihi belli olmayan bu şiir mecmuası, daha önce çalışılmadığı için makale konusu olarak seçilmiştir. Mecmuadaki gazeller, XVIII ve XIX. yüzyılın ünlü simalarına ait olup tür olarak hiciv ve hezliyatları içermektedir. Çalışmada Türk edebiyatında hiciv konusu kısaca açıklanarak mecmuada yer alan şairlerin şiir ve hiciv örnekleri hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca şiirlerin dili, anlatımı ve eserin şekil özellikleri üzerinde durularak mecmuanın tanıtımı yapılmıştır. ",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-04-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cac8dd4e5",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cacc2c51c",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Menzel&#039;in Dilinden Billur Köşk Masalları",
                "creator": " Reyhan Gökben Saluk",
                "subject": null,
                "description": "Masallar kolektif bilinçdışının yansıdığı en sıra dışı metinlerdir. Bu yansıtma, kültürel süreklilik içinde, halkın hayat felsefesine, zihniyetine, yaşama biçimine, insanî ilişkilerine, davranışlarına ve tecrübelerine dair pek çok unsuru ihtiva eder. Kültürel süreklilik tanımı ise, bireylerin ve toplumların tekâmül süreçlerinin takibinde masal anlatılarının taşıdığı rol ve eğitimsel işlevleriyle ilgili görünmektedir. Bu vasıflarının dışında masallar ile ilgili olarak yapılan çalışmaların bilimsel ölçütlerle incelenmesi, tarihî verilerle değerlendirilmesi konusu sosyo-kültürel bağlam çözümlemelerinin önünü açacağı gibi yeni felsefe ve fikirlerin üretimine de malzeme taşıyacak konumdadır. Kültür, bir toplumun maddi ve metafizik alanlara verdiği değerlerin toplamı ise halk masallarında yer alan ve kültürel aktarımla bağlantılı olan semboller dünyası, tipler ve motifler öncelikle bireylerin sonrasında ise toplumların gelişiminde ayna hüviyeti taşır görülmektedir. Bu makalede; Anadolu sahası Türk masalları arasında sayılan ve masal külliyatımız içinde önemli bir yer edinen Billur Köşk masalları hakkındaki araştırmalar ele alınmaktadır. Ayrıca mevcut çalışmalar içinde özgün bir yeri olan Menzel’in Billur Köschk (Billur Köşk) adlı eseri Georg Jacob’un son sözüyle birlikte değerlendirilmiştir. Yabancı Türkolog ve oryantalistlerin bizim kültürümüze ve folklorumuza bakış açıları hakkında bir fikir edinmemize yardımcı olabilecek nitelikteki bu eser, Billur Köşk masallarının yabancı bir dile çevrildiği ilk yayın olması bakımından da önemlidir. Bunun dışında Menzel ve Jacob öncülüğünde Türk masal motifleri ile ilgili olarak ortaya sürülen fikirlerin kültürel etkileşimler ve masalın urformu ile ilgili bilimsel mecralarda yürütülen görüşlerle bağlantılı olduğu görünmektedir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-04-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cacc2c51c",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cad16de0f",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "“Yeni Gün” ve Maitrisimit Orta Asya Dinler Tarihinin Sorunları",
                "creator": " Sultan Tulu",
                "subject": null,
                "description": "\"Yeni Gün\" (yaŋı kün) kavramı Eski Türk Budizmi, dinler tarihi ve Türkoloji araştırmalarında sık sık tartışılagelmiş, ancak bu kavramla bağlı güçlükler henüz çözülememiştir. Bugüne dek belli açıklamalar rivayet edilse de  buna bir açıklama getirilememiştir. Elyazmalarda geçen bu kavramla ilgili tanıklar bugünkü bilgilerimize göre epey yüzyıl geriye dayanmaktadır, zira şu an elimizde Mani nüshaları ve Eski Uygurların erken Budist edebiyatına dair (10.y.y.) belgeler bulunmaktadır. Daha Moğollar devrinde (13. \/14. y.y.) yaŋı kün kelimesi sık sık kullanılmaktaydı.             Uygurca Maitrisimit'te çok sayıda tanık bulunmaktadır; bundan ötürü araştırma­larda bu tanıklar önemle dikkate alınmıştır. Burada bazı kilit noktalar bakımından ‘yaŋı kün'ün semantiğinin net olarak ortaya konması amaçlanmıştır. Makalenin yazarına göre, bütün önemli tanıklar gözden geçirildiğinde, bugüne dek yapılan açıklamaların, problemi aydınlatmaktan çok karartmaktadır: Yeni ortaya çıkan belgeler\/tanıklar, tamamen farklı bağlamlarda yerleşmiş olsalar da, çoğunlukla daha önce yapılan yorumlar çerçevesine uydurulmuştur. Bu da yapılan çözümlerin istisna durumlarda, sanki diğer tanıkların işini de görecek şekilde biçimlendirildiğini göstermekteedir. Bu bağlamda diğer Budist tasavvur ve rituellerle karşılaştırılacak olursa, gözlenilen örtüşmezliğin, kimileri için spesifik Orta Asya’ya özgün düşün dünyasının eseri (Gedankengut) olduğunu ispatlar. Maitrisimit Orta Asyada Budizmin sevilen bir oyun türü örneği gibi gösterilir. Yine de, bütün bu tema çerçevesinde dinler tarihi bakımından önem taşır. Makalede bundan ötürü yaŋı kün kavramı yeniden gözden geçirilmiş ve bunun için şimdiye dek yapılan kısa açıklama denemeleri, tanıkların hepsini gözden geçirilmiştir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-04-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cad16de0f",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cad8eea2d",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Tanpınar&#039;ın Saklı Dünyası Üzerine",
                "creator": " Ayşe Bülbül",
                "subject": null,
                "description": "\"Tanpınar'n Saklı Dünyası Arayışlar- Keşifler Yorumlar\"  isimli kitabın incelemesi",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-04-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cad8eea2d",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cade3d40e",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Murat Elmalı, Eski Uygurca Dil Bilgisi Terimleri vibakti-samaz",
                "creator": " Tümer Karaayak",
                "subject": null,
                "description": "Bu makalede Murat Elmalı'nın Eski Uygurca Dil Bilgisi Terimleri vibakti-samaz adlı kitabının tanıtması yapılmaktadır.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-04-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8cade3d40e",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        }
    ]
}



