{
    "issueRecord": {
        "header": {
            "identifier": "oai:https:\/\/www.adeddergi.com\/:sayi\/68a8c90bc7f1a",
            "datestamp": "2018-12-30"
        },
        "metadata": {
            "title": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi, Cilt: 2 Sayı: 3",
            "creator": "",
            "subject": null,
            "description": null,
            "publisher": "Prof. Dr. Mehmet Özdemir",
            "date": "2018-12-30",
            "type": "Journal Issue",
            "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/sayi\/68a8c90bc7f1a",
            "language": "tr",
            "rights": "Creative Commons"
        }
    },
    "articles": [
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c91b0e1df",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "BEYANÎ’NİN BAHR-I TAVİL’İ",
                "creator": " İsmail Hakkı Aksoyak",
                "subject": null,
                "description": "Edebiyatımızda Anadolu sahasında ilk örneğini XV. yüzyılda Ahmet Paşa’nın yazdığı bu nazım şeklini, çeşitli dönemlerde birçok şairin tercih ettiği bilinmektedir. Bunlardan biri de Beyanî’dir. Beyanî, hem şekil ve muhteva hem de üslup bakımından diğerlerinden farklılık arz eden bu bahr-ı tavîlinde; Türkçe, Farsça ve Arapça unsurları bir arada kullanarak farklı bir tarz yakalamıştır. Bu daha önceden tarafımızdan yazılan  makaleler ile  bahr-ı tavîller üzerinde genel bir değerlendirme yapılmış, Beyanî’nin bahr-ı tavîlinin şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durularak bilinen bir çok nüshasından hareketle transkribe edilmiş metnine yer verilmiştir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c91b0e1df",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c91c1c2e8",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "CENGİZ AYTMATOV’UN BEYAZ GEMİ İSİMLİ ROMANININ DEĞERLER ÇATIŞMASI YÖNÜNDEN İNCELENMESİ",
                "creator": " Mehmet Fidan",
                "subject": null,
                "description": "Değerler millî, ahlaki ve evrensel gibi başlıklar altında incelenmektedir. Değerlerin oluşmasında toplumsal normlar etkili olmaktadır. Ayrıca bireylerin kişisel tercihleri de onların değerler sisteminin oluşmasında rol oynamaktadır. Bu nedenle değerlerin tanımlanmasında hem toplumsal ve millî hem de evrensel ögelerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Sadece Türk dünyasının değil dünya edebiyatının da en önemli yazarları arasında sayılan Cengiz Aytmatov eserleri ile Orta Asya bozkır yaşantısına ışık tutar. Aytmatov, Türk coğrafyasının geleneklerini, göreneklerini hem millî değerler hem de evrensel değerler bağlamında ele alır. Onun eserlerinde yer alan değer çatışmaları bu açıdan önem taşır. Yapılan bu araştırmada Cengiz Aytmatov’un Beyaz Gemi isimli eseri değerler çatışması bağlamında incelenmiştir. Araştırma sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler temalar altında toplanarak genel önermelere ulaşılmıştır. Yazarın bu eserinde insan-doğa çatışmasına, kadın-erkek çatışmasına ve iyilik-kötülük çatışmasına yer verdiği tespit edilmiştir. Yazarın bu değerlere eserinde yer verirken bozulan toplum düzenin hayatın her alanında etkisini gösterdiğine dikkat çekmeye çalıştığı görülmüştür.  ",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c91c1c2e8",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c91d09f04",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "GENÇ KALEMLER SONRASI ÖMER SEYFETTİN’İN DİL VE MİLLÎ EDEBİYAT HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ",
                "creator": " Atilla Aktaş",
                "subject": null,
                "description": "Yeni Lisan hareketinin önde gelen temsilcilerinden biri olan Ömer Seyfettin, dilin sadeleşmesi yolunda attığı adımlar ve koyduğu esaslarla, Tanzimat’tan beri bütün edip ve şairleri meşgul eden dil sorununa bir çözüm ve istikamet kazandırmıştır. Yeni Lisan ile yeni bir edebiyat ve yeni ve millî bir yaşam tarzı inşa etme amacı güden Genç Kalemler mecmuası kapandıktan sonra savaşa giden Ömer Seyfettin, geri döndüğü 1914 itibaren çeşitli gazete ve mecmualarda dil ve edebiyat konusundaki makalelerini yayınlamaya devam etmiştir. Ömer Seyfettin bu yazılarında dilin sadeleşmesi için ortaya koydukları esasları ısrarla savunmaya devam etmiştir. Millî edebiyatın da ana çerçevelerini açıklayan Ömer Seyfettin, dil ve edebiyatı millet olmanın esası kabul etmiştir. Bu makale giriş ve sonuç bölümlerini dışarda bıraktığımız takdirde iki bölümden oluşmuştur. İlk bölümde Ömer Seyfettin’in dil ile ilgili görüşleri genel bir değerlendirme yapılarak ele alınmıştır. İlk bölüm dört alt başlığa sahiptir. İlk başlıkta Ömer Seyfettin’in dil ve millet arasında kurduğu ilişki, ikinci başlıkta dile yüklediği ideolojik işlev, üçüncü başlıkta dilde tasfiye yapıldığı suçlamasına yönelik cevapları, dördüncü başlıkta ise dilde sadeleştirmede norm olarak kabul edilen İstanbul Türkçesi meselesi ele alınmıştır. İkinci bölümde Ömer Seyfettin’in millî edebiyat için ortaya koyduğu kriterler değerlendirilerek, alt başlıklar halinde millî edebiyata yüklediği işlev, millî edebiyatın sınırları ve millî vezin olarak kabul ettiği hece vezni ele alınmıştır. Böylelikle Ömer Seyfettin’in Genç Kalemler mecmuasının dışında kalan yazılarından hareketle onun dil ve edebiyat milliyetçiliği açıklanmaya çalışılmıştır.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c91d09f04",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c92253f5d",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "MUHİBBÎ BİBLİYOGRAFYASI",
                "creator": " Cihan Dadaş",
                "subject": null,
                "description": "Kanunî Sultan Süleyman tarih kitaplarında hakkında sayfalarca, ciltlerce söz söylenen bir Osmanlı padişahıdır. Önemli tarihî kişiliği yanında yazdığı şiirlerle de adından övgüyle söz ettirmeyi başarmıştır. Şiirlerinde Muhibbî mahlasını kullanan Sultan Süleyman’ın şiirlerinin toplandığı Türkçe ve Farsça iki Dîvân’ı bulunmaktadır. Türkçe Dîvân’ın yurt içi ve yurt dışı kütüphanelerinde pek çok nüshası vardır. Dîvân’ın hacmi bakımından şair padişahlar arasında birinci sırada olan Muhibbî, diğer dîvân şairleri arasında da önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada Muhibbî ve şiirleri üzerine yapılmış çalışmaların bibliyografyasını oluşturmayı amaçladık. Muhibbî üzerine tez çalışmamızda kaynak taraması yaparken ulaştığımız kaynakların her geçen gün arttığının farkına vardık. Hem kendi çalışmalarımız için hem de bu alanda çalışacak başka araştırmacılar için Muhibbî bibliyografyası hazırlamayı gerekli gördük. Elde ettiğimiz çalışmaları türlerine göre tasnif ettik ve çalışmaların bibliyografik künyelerini listeledik.Çalışmanın giriş kısmında Muhibbî’nin edebî kişiliği ve eserleri ile ilgili kısa bilgi verildikten sonra bibliyografya kavramı üzerinde kısaca duruldu. Ardından Muhibbî’nin eserlerinin nüshaları listelendi. Yapılan taramalar sonucunda Türkçe Dîvân’ın 39, Farsça Dîvân’ın 5 nüshası tespit edildi.Bibliyografyanın ikinci kısmını Muhibbî’nin eserleri ve edebî kişiliği üzerine yapılmış çalışmalar oluşturmaktadır. Çalışmalara bakıldığında yoğunluğun Türkçe Dîvân üzerinde olduğu, Farsça Dîvân üzerine yapılmış çalışmaların sayısının ise birkaç tane ile sınırlı kaldığı görülür. Çalışmaların türleri ve sayıları şu şekildedir: 1)Ansiklopedi Maddeleri (5) 2)Antolojiler (28) 3)Bildiriler (23) 4)Edebiyat Tarihleri (11) 5)Gazete Yazıları (2) 6)Kitaplar (22) 7)Kitap Bölümü (30) 8)Kitap Tanıtım – Eleştiri – İnceleme (7) 9)Makaleler (68) 10)Şiir Yayını (18) 11)Tezler (Bitirme-Yüksek Lisans-Doktora) (24) 12)Tezkireler (15) Bir eksiksizlik iddiasında olmayan bu bibliyografyaya gözden kaçan kaynakların ve yeni yapılan çalışmaların eklenmesiyle listedeki çalışmaların sayısı artacaktır.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c92253f5d",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c927aab78",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "ORHAN PAMUK’UN YENİ HAYAT ROMANI ÜZERİNE ERİL HEGEMONİK SÖYLEM ANALİZİ",
                "creator": " Seda İzmirli Karamanlı",
                "subject": null,
                "description": "Orhan Pamuk’un Yeni Hayat romanında, erkek egemen toplumda kamusal alandan uzaklaştırılmış, belirli mekanlara hapsedilmiş ve o mekanlarda ataerkil söylemin yapılandırdığı yaşam biçimlerini sürdürmeye mahkum edilmiş ya da bu söylemin zorladığı işlevsel alanlara itilmiş kadınlardan söz açılmaktadır. Yüzyıllar boyunca ‘iyi bir evlat’, ‘iyi bir anne’ ve ‘iyi bir eş’ olmaktan başka amaç taşımadığı, taşıyamayacağı düşünülen kadınların ‘sessiz’ hayatlarından kesitler Osman’ın bakışından ve dilinden gözler önüne serilmektedir. Denebilir ki tarih, mitler ve kadının kimliğini yabancılaştıran tüm anlatıların içinde şekillendiği bağlam boyunca yılanla, şeytanla, hile veyahut günahla özdeşleştirilen kadın imgesinin yeniden ve yeniden üreticiliği yapılmaktadır. Melekleştirilmediği veyahut melek olmadığı takdirde kabul görmeyen, toplum tarafından belirlenmiş kadın tahayyülü söz konusu edilmektedir. ‘Melek gibi’ veyahut günahsız kılma dürtüsü, altan alta eril hegemonik söylemin dayattığı söylemsel ve işlevsel alanlara itilen, gücü ve hakkı adeta elinden alınmak suretiyle çocuksulaştırılan ve toplumsal tarafından ‘makul’ addedilen kadın profiline referans etmektedir.   ",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c927aab78",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c92d03fef",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "FATMA FAHRÜNNİSA’NIN \"DİLHARAP\" ROMANINDA RUHSAL BOYUTUN SUNULUŞ BİÇİMLERİ",
                "creator": " Kübra Kuruhalilo",
                "subject": null,
                "description": "Fatma Fahrünnisa’nın Dilharap romanı 14 Teşrinisani 1312 (26 Kasım 1896) ile 22 Mayıs 1313 (3 Haziran 1897) tarihleri arasında Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edilmiştir. Dilharap romanının tefrika edildiği dönemde Osmanlı kadın yazarları edebiyatta bir dönüm noktası oluşturmuştur. Dilharap, aynı dönemde tefrika edilmiş olan Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası ve Halit Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah eserleriyle birlikte Türk edebiyatının roman alanında gelişimine eşlik etmiştir. XIX. yüzyıl İstanbul kadınının yansıtıldığı bu romanda, Mazlume’nin başından geçen kötü bir evlilik olayı anlatılmaktadır. Gönül yıkıcı evlilik macerasında sabır ve sebat gösteren Mazlume, kurtulmak için mücadele vermektedir. Yazar romanın mukaddimesinde, kendi hikâyesinin yazılmasını isteyen bir kadının ricası üzerine bu eseri kaleme aldığını ifade etmiştir. Böylelikle roman, o dönemde zor bir evlilik süreci geçiren kadınlar için rehber işlevi görmüştür. Tema bakımından döneminin eserleriyle benzer özellik gösteren Dilharap romanı, yazarın kullandığı anlatım teknikleri bakımından dikkat çekmektedir. Romanda anlatıcının daha çok Mazlume’nin bakış açısını benimsediği görülmektedir. Anlatıcı, romanın bazı yerlerinde okuyucu ile diyaloga girmiş olmasına rağmen anlatıcının günümüz modern romanlarında sıklıkla kullanılan anlatım tekniklerinden iç monologa başvurduğu görülmektedir. İç çözümlemelerin eşlik ettiği iç monolog, ilk kez Araba Sevdası romanında kullanılmıştır. XIX. yüzyılda kendini gösteren bu anlatım tekniği Türk romanını önemli bir noktaya taşımıştır ve Dilharap romanının, günümüz diline aktarılmasıyla Türk edebiyatında iç monolog tekniğini kullanan ilk eserler arasında yer aldığı anlaşılmıştır. ",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c92d03fef",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c93344622",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "İSTANBUL VE BURSA HALKEVLERİNİN ÇIKARDIĞI DERGİLERDEKİ DİL İLE İLGİLİ YAZILARIN TEMATİK DİZİNİ",
                "creator": " Mehmet Altinova",
                "subject": null,
                "description": "Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Anadolu’nun pek çok yerinde Halkevleri açılmış, bu kurum Anadolu’da cumhuriyet fikrini halka benimsetmek, kültürel seviyeyi arttırmak, Anadolu’nun pek çok yerindeki haberleri halka bildirmek, akademik yayın yapmak gibi misyonları üstlenmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği ile açılan bu kurumlar, zamanla kendine ait yayın organları çıkartmış ve daha fazla kesime hitap etmeyi ilke edinmişlerdir. Özellikle İstanbul ve Bursa’da kurulan bu yapılar halka bu misyonları vermek için büyük çaba göstermişler ve bunun için yayın organları kurmuşlardır. Bu yayın organları içerisinde Bursa’da kurulan Uludağ dergisi ile Eminönü Halkevinin yayım organı olan Halk Bilgisi Haberleri dergisi ve İstanbul Kültür dergisi büyük önem taşımaktadır. Bu dergilerde tıptan müziğe, halk şiirinden dilbilimine kadar bilimin her yönüyle ilgili yazılar bulunmakta ve halkı bilgilendirmenin yanı sıra araştırmacıların şahsî düşüncelerini de ifade edebilecekleri bir yayın organı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada sözü edilen dergiler içerisinde yer alan dile dair makalelerin sitematikal indeksleri verilmiş ve dilbilim ile uğraşan araştırmacıların çalışmalarında rehber olması amaçlanmıştır.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c93344622",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c93cacfb9",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "NAMIK KEMAL’ İN TÜRK ŞİİRİNİN YENİLEŞMESİNE KATKILARI",
                "creator": " Derya Karaosmanoğlu",
                "subject": null,
                "description": "Tanzimat Dönemi’nin en yenilikçi şairlerinden olan Namık Kemal, eserlerinde yenileşme çabasını çokça hissettirmiştir. Yenileşme çabası adına öncelikle Batı’nın önemli edebî türlerinin Türk edebiyatına uyarlanması, kazandırılması noktasında önemli adımlar atmış ve yeni ürünler ortaya koymuştur. Türk ulusuna millî benliğini, kimliğini ve değerlerini tanıtmak, hatırlatmak; hürriyet, vatan gibi duyguları canlandırıp özümsetmek özellikle millî edebiyat kavramını, halkın anlayabileceği yalın bir Türkçeyle aktarmak, yani “toplum için sanat” yapmak, Namık Kemal’in yegâne amacı olmuştur. Namık Kemal sanata, toplumsal yarar uğruna ve millî amaçlar doğrultusunda yararlanılan bir araç özelliği kazandırarak sanatı topluma mal etmeye çalışmıştır. Namık Kemal çok sayıda yazdığı eseri ve fikrî çalışmalarıyla Tanzimat Dönemi’nde Cumhuriyet’in düşünsel, edebî, siyasî, toplumsal yenilikleri üzerinde, doğrudan ve dolaylı yollarla önemli bir rol oynamıştır. Namık Kemal, mevcut Türk kültürünün deformasyonuna izin vermeden Batı’nın gerek toplumsal gerekse edebî alanlardaki yenilikçiliğini Osmanlı döneminde yerleştirmeye çabalamıştır. Bu gaye doğrultusunda hummalı bir mücadeleye girişen Namık Kemal’in “Lisan-ı Osmanî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir” başlıklı makalesi ile “Tahrib-i Harâbât”ı, bir yönüyle bu mücadelenin bir ürünü sayılabilir. Bu çalışmada, Namık Kemal’in yukarıda adı geçen ürünlerindeki yenileşme çabaları incelenmiştir. ",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c93cacfb9",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c94062205",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "KİTAP TANITIMI-DEĞERLENDİRME (Kemiksiz-zâde Safvet Mustafa Nuhbetü’l-Âsâr Fî-Ferâ’idi’l-Eş’âr)",
                "creator": " Mustafa Kılıç",
                "subject": null,
                "description": "Kemiksiz-zâde Safvet Mustafa'nın Nuhbetü’l-Âsâr Fî-Ferâ’idi’l-Eş’âr isimli şair tezkiresi üzerinde Bilal Güzel tarafından yapılan çalışmanın tanıtımı.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2018-12-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8c94062205",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        }
    ]
}



